Bulgaristan 12-15.10.2013

Plovdiv





Shipka





Buzluzdha
 




Madara Rider

 

 
 
Manastır
 

Veliko Tarnovo
 

 


 

 Varna
  

Nesebar
 

Thailand 11-28.02.2013

Bangkok
İlk defasında garip gelse de, motosiklet turuna gidip elimde kaskla uçaktan inmeye alıştım sanırım. Bangkok’ta yazın 45 °C’ye kadar yükselen hava sıcaklığı kış olmasına rağmen 35 °C, nem oranı %90. İki senedir Bangkok’ta yaşayan arkadaşımız Erman, Siam@Siam Design Hotel başta olmak üzere masaj ve gidilecek restoranların organizasyonunu yapmış bile. Thai body masajını o kadar sevdik ki günlük rutinimiz haline geldi.
Otelimiz merkezi konumda olmasına rağmen sıcak havaya Bangkok’un kötü trafiği de eklenince nereye nasıl gidileceği çok önemli hale geliyor. Viyadükler üzerinde yukarıdan giden Sky Train “Blade Runner” filmini hatırlatsa da her yere gitmediği için alternatif çözümler bulmak gerekiyor.
Tuk tuk taksi daha iyi bir alternatif gibi görünmekle beraber bindiğimiz bir tanesi ana yoldan ters yöne giriyor. 
Şehrin öbür ucundaki Grand Palace’a gittiğim motosiklet taksi en hızlısı, sıcak havada da çok iyi geliyor. Motosikletler sürü halinde dolaşan ayrı bir canlı türü gibi zaten. 




Nehir ve kanallar çok pis ve kötü koktuğu için tekne turu çok iyi bir fikir değil. 
Tayland halkı güleryüzlü ve mutlu olmasına rağmen kazıklanmaya çalıştıkları için sürekli pazarlık yapmak zorunda kalıyoruz, kenar mahalleler sefalet içinde. Butik otelimizin arkasınadaki kanalda keçi besliyorlar.



Bangkok’ta geçirdiğimiz iki gün motosiklet turuna başlamadan önce sıcak havaya ve neme alışmamızı sağlıyor.
Chiang Mai
İki gün Bangkok’ta kaldıktan sonra 700 km. kuzeydeki Chiang Mai’ye uçuyoruz. The Commitments grubunun eski davulcusu olan rehberimiz Alan her yeri dövmeyle kaplı Thailand’ta yaşayan bir İngiliz, Thailand’ın da delisini bulduk. İlk defa Türklerle karşılaşan Alan, bize verdiği brifingteki hararetli konuşmalarımızı hayretle izliyor. Bunun normal olduğunu anlatıyorum kendisine, yakında alışır. Motoruyla turun ilk haftasında bizimle birlikte olacak Erman’la beraber ekip 6 kişi. Arkamızdan pikapla gelecek olan Tukata da iyi bir motorcu.

14 Şubat sabahı başladığımız motosiklet turumuzun 14 gün (toplamda 18 gün)  sürecek olması ilginç bir tesadüf. Motorlarımıza kavuştuk nihayet, yeniden yolda olmak çok güzel. Virajlı yemyeşil orman yollarıyla tur keyifli başladı, herkesin neşesi yerinde. Thailand’ta trafik soldan ama geçen sene Yeni Zelanda’dan alışık olduğumuz için sorun yok. 
Öğle molası Chiang Muan’da, gece Nan’da kalıyoruz. 
Nan


Sevgililer günü panayırında yaşlı kadının müzik eşliğinde dans ederek hazırladığı papaya salatası nefis.
Nan Buda tapınağı video link
Nan yakınlarındaki, %95’i Budist olan Tayland halkının, inançları gereği, ölülerini gömmeyip yaktığı Mean ilk mola yeri. Sonradan yanına yenisi yapılan  eskisinde ölü yakma töreninde oturmak için sıralar var.

Bütün köy ve kasabaların yakınlarında dua etmek için yapılmış Buda heykellerinin olduğu anıtların birinde ikinci mola. Ormanın içinden geçtiğimiz patikanın sonundaki Buda heykellerinin büyüklüğü etkileyici. 





Boklua

Öğle yemeği için durduğumuz Boklua’nın geçim kaynağı geleneksel yöntemlerle üretim yaptıkları tuz ocakları. 

   
Yemekten sonra Boklua’nın çok fakir dağ köylerinden birinde duruyoruz. Sadece kendi ürettikleriyle yaşamaya çalışan köylülerin günlük kazançları ortalama 150 baht (yaklaşık 5 $). Öğretmenleri ana okul öğrencilerini yanımıza getiriyor. Çocuklar ürkerek ve merakla uzaylı gibi bakıyorlar bize.

Dağ yolları şiddetli yağmur ve heyelan yüzünden yer yer bozuk ama bugün yine güzel bir sürüş yaptık.   
Pua  


Gece Pua’da ahşap barakalarda kalıyoruz. Dolap yerine duvarda askı var, tüplü televizyonu çocukluğumdan hatırlıyorum sanki. Yan odanın kapısının önünde 18 çift, 1 tek ayakkabı ve terlik var.
Nan-Pua yol video link
3. gün Laos sınırına doğru yola çıkıyoruz, Tadmarn şelalesi ilk mola yeri.
Chiang Khan


Öğlen Chiang Khan’dayız, yemek yediğimiz baraka restoran gibi salaş yerler daha lezzetli.
Bahçedeki tuvalete girmeden önce içeride dolaşan civcivleri kovalamak gerekiyor.

Dağlarda mola verecek yer pek olmadığı için Tukata pikabın arkasında bir şeyler hazırlıyor.
Mekong Nehri 


Tibet’te doğan 4.900 km uzunluğundaki Mekong nehri dünyanın en önemli doğal yaşam kaynaklarından biri, kurak sezon olduğu için suyu azalmış olsa da büyüklüğü anlaşılıyor yine de.  Laos ile sınırı oluşturan nehir boyunca Chiang Kong’a kadar giden 1148 yolu Tayland’ın en iyi motosiklet yollarından biri. 
Chiang Kong
Akşam yemeği ve sabah kahvaltısını yaptığımız Meksika lokantasını işleten Tayland’lı aile ile arkadaş oluyoruz, baba 68 kuşağı eski çiçek çocuklardan. 
 Nehir manzaralı otelden Laos çok net görünüyor.
Ertesi sabah hava puslu olsa da Laos'taki Pazar ayinini çok net duyuyorum.  
Mekong Nehri video link   

17 Şubat Pazar, Mekong nehri boyunca kuzeye doğru yola devam ediyoruz. Nehri son bir kere görmek için durduğumuzda nehre karşı ibadet eden iki Budistle karşılaşıyoruz.
















Golden Triangle


Chiang Saen’de Mekong nehri kıyısındaki “golden triangle” noktasından Tayland, Myanmar ve Laos bir arada görülüyor. Bu isim aslında 2. Dünya Savaşı’nda Tayland’ı üs olarak kullanan Amerikan askerlerinin bölgede haşhaş üretildiğini farkedip uyuşturucu kaçakçılığı yapmasına dayanıyor.












Myanmar

Mae Sai’de motorlarımızı bırakıp sokakta üstümüzü değiştirdikten sonra günlük vizeyle Myanmar’a giriyoruz. Özellikle gizlice cebimize konabilecek yasadışı şeyler başta olmak üzere Alan güvenlik konusunda uyarıyor. 

                                                                                                                                       
Tayland zengin bir ülke olmamakla beraber Myanmar’daki yoksulluk ve sefaletin yanında yüzler hiç gülmüyor. Bangkok hariç Tayland’ta suç oranı neredeyse sıfır, kontak anahtarı dahil her şeyi motorun üzerinde bırakıyorum. 
   Burada da herkes motosiklet kullanıyor, kask yerine şemsiye kullanmak daha havadar bir çözüm.
Myanmar’lı kızların bir ağaçtan elde ettikleri sarı pudrayı yanaklarına sürmesi bir gelenek. 
  
Tekrar Tayland’a dönüp sokakta motosiklet kıyafetlerimizi giydikten sonra kuzey olan rotamızı güneye çeviriyoruz. 9 saat süren bugünkü etabın sonunda Chaing Rai’ye girerken hava kararıyor. Alan köpek saldırılarına karşı uyarmış olsa da alacakaranlıkta aniden fırlayan bir köpeğin kıçına yandan çarptım. İkimize de bir şey olmadı ama ben daha çok korktum sanırım.

Tayland-Myanmar sınır video link

www.youtube.com/watch?v=p3Jopw49vQs

Chiang Rai

5. gün sabahı Laos ve Myanmar sınırlarından teğet geçen bir daire çizerek başlangıç noktamız olan Chiang Mai’ye doğru yola çıkıyoruz. 
White Temple


Chiang Rai’deki Beyaz Tapınak 16 yıl önce saflığı ve iyiliği temsil etmesi amacıyla “Buddhist Art” yapan Ajarn Chalermchai Kositpipat tarafından yapılmış. İbadet edilmeyen tapınağa ziyaret serbest.
Chiang Dao Cave 



Chiang Dao Cave 12 km uzunluğunda bir damlataş mağarası ve içinde 5 tane küçük Buda tapınağı var. Mağara Tayland’ta görülmesi gereken 7 harikadan biri.  



Chiang Mai

 Alan bu gece davul çaldığı grubu Thai Pleasure Kings ile birlikte bizim için bir konser düzenlemiş, mekandaki en güzel masayı da bize ayarlamış. Başta Eric Clapton ile çalmış olan trompetçi olmak üzere grup çok iyi, bizden daha fazla eğlendikleri de kesin. Ertesi sabah ilk defa planladığımızdan 1 saat geç yola çıkıyoruz, bütün ekip uykusuz.

Thai Pleasure Kings video link
 Bugün 1500’den fazla virajı olan bir dağ geçişi var. Virajlar kilometrelerce kesintisiz devam ediyor, yol haritada EKG gibi görünüyor. Gruplar halinde dağlarda dolaşan Budist keşişlere rastlıyoruz sürekli.
Pai


Öğle yemeği için durduğumuz hippi kasabası Pai cennet gibi, oybirliği turun kalan bölümünü burada geçirme yönünde.
Mae Hong Son


Yolumuz kısa olsa da virajlar yüzünden Mae Hong Son’a akşamüstü varabiliyoruz.

















Pai yol video link

7. gün Myanmar sınırına paralel güneye doğru inmeye devam ediyoruz. 410 km.lik dağ yolu dünden daha virajlı, uzun ve bozuk olduğu için sabah 8’de yola çıkıp 10 saatte tamamlayabiliyoruz. Bir günde bu kadar virajlı yoldan gitmemiştik hiç, herkes için yorucu ama keyifli bir gün.
Yemek molası Salaween nehri kıyısında, nehirde serinleyen su bufalloları var. 
 Sınır köylerinde benzinci bile yok, benzini varilin üzerindeki eliyle çevirdiği bisiklet pedalına bağlı bir hortumla veren marketten alıyoruz.




 Mae Sot yakınlarındaki mülteci kampı ziyareti hepimizi darmadağın ediyor. Myanmar’daki iç savaştan kaçan 100.000 mülteci dağlık arazide bulabildikleri her yere yaptıkları evlerde yaşamaya çalışıyor. Bambu ve ağaç yapraklarından evlerde yaşayanlar şanslı, kampta binlerce evsiz insan var.
 Dağların arasında bulabildikleri küçücük düzlük yetmediği için çocuklar yamaçta top oynamaya devam ediyor.
 BM tarafından yapılan açıklamaya göre Myanmar’ın Arakan bölgesinde yaşayan müslümanlar dünyanın en çok zulme uğrayan toplumsal grubu. Yoksulluk ve sefalet yalnız kampta değil bütün bölgede ama herkes gözlerinin içi gülerek bakıyor.
Sadece kendi inancından olanlara değil bütün dinlerden Myanmar’lıları kabul ettikleri kampın girişindeki Tayland’lı güvenlik görevlisi silahsız. Hiçbir şeyi olmayan fakir ama sevgi dolu bu insanlara hayran olmamak elde değil.

Mae Sot yol video link
http://www.youtube.com/watch?v=a91fcqcqaak

Bir hafta bizimle yolculuk yapan Erman motoruyla Bangkok’a dönüyor, kaldık 6 kişi. 500 km.lik bugünkü etap turun en uzun bölümü fakat dağ yolları bittiği için daha kısa sürüyor. Güneye indikçe sıcaklık ve nem artıyor.
Yemek için durduğumuz köydeki lokantada çorbadan başka bir şey yok, tuvalete yandaki motorcuya gidiyoruz. Yemek kısa sürdüğü için biraz kestirecek zaman var, çok da iyi geliyor.



















Kanchanaburi

2 gün kalıp dinleneceğimiz Kanchanaburi, 8 günde 2.550 km dağlarda dolaştıktan sonra çok turistik geliyor ama düzgün bir yerde yemek yemeyi de özlemişiz hani.    

 İlk ziyaret ettiğimiz yer “Tiger Temple” tam bir hayal kırıklığı. Tapınakta dolaşan kaplanlar beklerken uyuşturulmuş kaplanlarla fotoğraf çektiren turistler var sadece.


7 katlı Erewan Şelalerinin 5. katına kadar çıkabildik, dökülen şelalelerin oluşturduğu gölcüklerde yüzerken hafiften balıklar ısırıyor.  
Kwai Köprüsü

Trenle döndüğümüz Ölüm Demiryolunu  Japonlar 2. Dünya Savaşında 5 yılda yapılabilecek hattı 15 ayda 70.000 savaş esirinin ölümüyle tamamlıyor, Kwai Köprüsü de bu demiryolunun bir parçası. İngiliz savaş esirlerinin yaptığı köprü bombalandığı için aynısı tekrar yapılıyor. 1957 yapımı 8 Oskar alan filminde İngiliz askerlerinin Kwai Köprüsünden geçerken ıslıkla çaldığı şarkıyı hala hatırlıyorum.  

Ekipte yaprak dökümü sürüyor, Sinan İstanbul’a döndü. Tayland’ta yaşayan Avusturalya’lı motokrosçu Elton John ekibe katılıyor, Elton’un ismiyle ilgili yaptığımız espirilerin hepsi daha önce defalarca yapılmış zaten. Ekipte 3 Türk, 1 İngiliz, 1 Avusturalyalı, 1 Taylandlı var.

Lop Buri


 24 Şubat Pazar sabahı kuzeye doğru dönüşe geçiyoruz. Yemek molası verdiğimiz Lop Buri’de binlerce maymun şehrin içinde serbestçe dolaşıyor. Alan üzerimizdeki sallanan şeylerin maymunlar tarafından çalınabileceğini söylüyor, seyyar satıcılardan çaldıkları poşetlerdeki yemekleri yiyen maymunlar görüyoruz.



 Sokakta yediğimiz ördekli pilav 40 baht (2.5 TL) ve Bangkok’ta restoranda yediğimiz ördekten daha güzel, sokaktaki yemekler her zaman daha lezzetli.  
GPS bozulduğu için dağ yolunu bulamayıp otobandan gitmek zorunda kalıyoruz, gece Nakhon Sawan’dayız.

Lop Buri maymunlar video link

Sukhothai





Turun 12. günü sıcaklık 37 °C, seleye yapışmak üzereyiz. Öğlen vardığımız Sukhothai Siam İmparatorluğunun başkenti. Tarihi park içindeki kalıntılar Unesco Dünya Mirası listesinde.  Siam kedisi göremesek de her yerde fotoğrafları var.

Bugün “Buddha Day”, her yer kapalı. Akşam yemek için indiğimiz şehirde açık restoran bulamayıp otele dönüyoruz, içki satışı da yasak bugün.

İki gün birlikte yolculuk yaptığımız Elton John’da ekipten ayrıldı, kaldık 5 kişi.

Sukhothai video link




İçinden geçtiğimiz sıcak su buharına benzeyen %90’nın üzerindeki rutubet görüş mesafesini de azaltıyor, her sabah rutubet bulutuyla başlıyoruz güne.

Pirinç tarlalarının arasından dağlara tırmanıyoruz yine. Yemeği yine sokakta yedik ve yine nefisti. 


Sirikit Barajı




Sirikit baraj gölünü salla geçmemiz lazım ama motosiklet ve pikabı bir arada taşımak istemiyorlar. Tukata Tayca bir şeyler anlatarak ikna etmeseydi anlaşıp karşıya geçmemiz imkansızdı. Küçücük bir kayığın 4 motosiklet ve 1 pikaptan oluşan konvoyumuzu taşıyan salı nasıl çektiğini anlamadım.
Yanmış evlerin de bulunduğu dumanı tütmekte olan orman yangını kilometrelerce devam ediyor. Dağların arasına yapılmış motosiklet pisti gibi olan bugünkü yolumuz o kadar güzeldi ki Taylan’la geri dönüp son yarım saatlik bölümünü tekrarladık. 

350 km.yi 9 saatte tamamlayarak gece kalacağımız Phrae’ye varıyoruz.    

Sirikit Barajı video link
www.youtube.com/watch?v=gjhsbW_a5IQ


Turun son günü 40 °C’yi de gördük. Yaklaşık “8” çizerek başlangıç, orta ve son olarak gideceğimiz Chiang Mai’ye doğru son kez motorlara biniyoruz. Ana yol yerine 2 katı uzunluğunda 340 km.lik dağ yolunda benzinci ve yemek yiyecek yer yok. Depoları doldurduk, öğle yemeğinde yanımızda getirdiğimiz tavuk ve meyve var.

Li



 Li Buda Tapınağı tur boyunca gördüğümüz en güzel ve bakımlısı.

















Li Buda Tapınağı video link
www.youtube.com/watch?v=pBVe7cL98nA
Chiang Mai
Chiang Mai’ye vardığımızda Alan evine davet ediyor. Her günün sonunda “another safe day” diyerek kaldırdığımız biraları son kez tokuşturuyoruz, 3.700 km.lik bir tur daha mutlu sonla bitiyor.
Erman iyi bir otelde yarı fiyatına oda ayarlıyor, motorları bıraktıktan sonra pikabın arkasında gittiğimiz otele girerken halimiz çok komikti. 

  Gece Thai Pleasure Kings bizim için çalıyor yine, trompette Roddy Lorimer yine muhteşem.  
 Martın ilk günü sabaha karşı Bangkok aktarmalı uçakla eve dönüyoruz, dün ile bugün arasında 35 °C fark var…